Çevrim içi terapide kapının kapanmaması, yalnızca teknik ya da pratik bir aksaklık değil; mahremiyet, sınır ve kendilik deneyimi hakkında önemli bir klinik bilgi olabilir. Bu yazı, terapi seanslarında tekrar eden kesintilerin hastanın iç dünyasında ve ilişkilerinde nasıl bir anlam taşıyabileceğini ele alıyor. Terapistin görevi, arka planda eylemlerle sahnelenen bu sınırla ilgili güçlükleri fark edilebilir, konuşulabilir ve terapötik olarak çalışılabilir hâle getirmektir. (Editoryal)
Çevrim içi terapi kişisel sınırlar hakkında neyi açığa çıkarıyor?
Hasta, zihninin ya da bedeninin kendisine ait olduğunu ve bunlardan herhangi birine erişimin ancak davet ve rıza ile mümkün olduğunu tam olarak ‘bilmiyor’ olabilir.
Bazı hastalar, çevrim içi terapi randevuları için özel/mahrem bir alan oluşturmakta zorlanırlar: Evde başka insanlar varken kapıyı kapatmazlar; kapıyı kapatırlar ama yine de başkalarının içeri girmesine izin verirler; çocukların ya da evcil hayvanların seansı bölmesine müsaade ederler.
Elbette, acil durumlar ve öngörülemeyen olaylar yaşanabilir ancak benim kastettiğim bunlar değil. Ben yineleyen örüntülerden söz ediyorum. Müdahaleler olağan hale geldiğinde, bu psikolojik bilgidir.
Bazı hastalar başkalarıyla sınırları korumakta zorlanır. Bazıları ise terapistlerinin sınırlarının görece farkında değil gibidir. Telefonunu ve terapistini yatağa ya da tuvalete yanında götüren hastalar olduğunu duydum. (Terapistlerin de sınır sorunları olabilir; bir keresinde, partneri kameranın görüş alanının hemen dışında dururken seanslarını yatağından yürüten bir terapistten söz edildiğini duymuştum.)
Terapi seanslarına yönelik yineleyici müdahaleler, hastanın diğer ilişkilerinde sınırları nasıl deneyimlediğine dair sorular doğurur. Bazı kişiler, hem duygusal hem de fiziksel düzeyde, istenen temas ile istenmeyen teması ayırt etmekte zorlanır. Bazıları kendi arzularını başkalarının arzularından ayırmakta güçlük çeker. Bazıları ise başkalarının alanına müdahale ettiklerinin farkına varmaz. Çevrimi içi terapi bu güçlükleri yaratmaz; ancak terapi ilişkisinde onları belirgin bir biçimde görünür kılabilir.
Süregiden müdahalelere izin veren hastalar, kendiliği [self] ve ötekileri [other] nasıl deneyimlediklerine ilişkin yaşamsal bir şeyi iletiyor olabilirler. Bu, terapist ve hastanın birlikte araştırması gereken bir meseledir; üstü örtülecek ya da geçiştirilecek bir şey değildir. Terapistler ayrıca, yineleyici müdahalelerin terapi çerçevesini zedelediğini ve terapi sürecine müdahale ettiğini de fark etmelidir.
Terapi çerçevesi [frame], terapinin içinde gerçekleştiği “zarf”tır. Bu çerçevenin unsurları arasında öngörülebilirlik, tanımlanmış roller ve sorumluluklar, terapi ilişkisinin sınırları ve özellikle mahremiyet yer alır.
Bulanık sınırların nedenleri, ilk bakışta göründüğünden daha derinlere uzanabilir. Psikanalist Gillian Isaacs Russell bu noktayı şöyle ifade eder:
Eğer hasta bu temel güvenlik deneyimine hiç sahip olmamışsa ve bunu hayal bile edemiyorsa, ondan kendisi için güvenli bir ortam sağlayabilmesini beklemek makul değildir. Pek çok hasta terapiye, erken dönem müdahaleci ihlale maruz kalmış olarak gelir.¹
Başka bir deyişle, hasta zihninin ya da bedeninin kendisine ait olduğunu ve bunlardan herhangi birine erişimin davet ve rıza yoluyla gerçekleştiğini tam olarak “bilmiyor” olabilir. Benzer şekilde, başkalarının zihinlerinin ve bedenlerinin de o kişilere ait olduğunu tam olarak kavrayamayabilir.
Bu tür bir bilmeme hâlinin izleri en erken yıllara uzanır. Bu durum, bir ebeveyn çocuğa kendisinin bir uzantısıymış gibi davrandığında ya da çocuğun kendi zihnine veya bedenine ait mahremiyeti reddedildiğinde ortaya çıkar. Bazı durumlarda, ebeveyn ya da bakımveren kendisini amansızca çocuğun deneyiminin içine sokar. Başka durumlarda ise ebeveyn duygusal açıdan öylesine muhtaç olabilir ki, çocuğun ayrılma ve bireyleşme yönündeki girişimleri tehdit olarak deneyimlenir.
Bu tür hastaların, güvenli sınırların mümkün olduğunu ve bu sınırlara sahip olmanın nasıl hissettirdiğini bilmeleri için terapistin yardımına ihtiyaçları vardır. Bu tür bedenleşmiş bilme [embodied knowing], açıklamalardan kaynaklanmaz. O terapi ilişkisinde güvenli sınırların fiilen deneyimlenmesinden doğar.
Psikoterapideki güçlük şudur: Sınırlar ve mahremiyetle ilgili zorluklar çoğu zaman arka planda, sözlerde değil eylemlerde sahnelenir. “Rahatsız edici konulara giriyoruz ve fazla derine inmeyelim diye araya kesintiler yerleştirdim” ya da “Özel düşünce ve duygulara sahip olma hakkım olduğunu ya da neyi paylaşmayı seçeceğime kendim karar verebileceğimi hiç anlamamıştım” diyebilecek bir hasta nadiren görülür.
Terapistin görevi, sınırlarla ilgili güçlüklerin arka plandan ön plana taşınmasına yardımcı olmaktır; böylece bu güçlükler fark edilebilir ve sözcüklerle ele alınabilir.
Aşağıda, mahremiyet ve sınırlarla ilgili kaygıları terapi ilişkisinin içine taşımaya yardımcı olmak üzere, terapistin uygun zaman ve yerde söyleyebileceği bazı ifadelere örnekler yer almaktadır:
- “Kocanızın (çocuğunuzun, ev arkadaşınızın vb.) odanıza birkaç kez girdiğini fark ediyorum. Görüşmelerimiz sırasında mahremiyetinizi korumak sizin için zor görünüyor.”
- “Duygusal bir konu her gündeme geldiğinde köpeğiniz üzerinize atladığında, yaşantınızı daha derinlemesine ele almak mümkün olmuyor.”
- “Üzerinizde bir gömlek yokken yatakta uzanır durumda terapi seansımızı sürdürmek benim için uygun değil. Seansımızı burada durdurmak ve tamamen giyinmiş, oturur durumda olduğunuzda devam etmek isterim.”
Terapistin görevi, sınırlarla ilgili güçlükleri arka plandan ön plana taşımaya yardımcı olmaktır; böylece bu güçlükler yalnızca eylemler içinde yaşanmakla kalmaz, fark edilebilir ve sözcüklerle tartışılabilir hâle gelir. Arka plandan ön plana geçiş, “bilinçdışını bilinçli kılma” sürecinin bir parçasıdır.
1 Isaacs Russell, G. (2020), Remote Working during the Pandemic: A Q&A with Gillian Isaacs Russell. British Journal of Psychotherapy, 36: 364-374. https://doi.org/10.1111/bjp.12581
Editoryal Notlar
Yazar: Jonathan Shedler
Başlık: The Patients Who Can’t Close the Door
Yayın: Substack (https://substack.com)
Tarih: 15 Haziran 2026
Link: https://jonathanshedler.substack.com/p/for-some-patients-privacy-is-a-new
Bu metin psikodinamikblog.com tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Çeviri sürecinde kavramsal doğruluk ve psikodinamik terminolojiye sadakat esas alınmıştır. Çeviri hazırlanırken ChatGPT dilsel ve teknik destek amacıyla kullanılmış; nihai metin çevirmen tarafından gözden geçirilmiştir. Bu çeviri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Orijinal metnin tüm hakları yazara ve yayıncıya aittir.

Bir yanıt yazın