Psikodinamik Atölye

Psikoterapi – Eğitim- Süpervizyon

Psikodinamik Atölye, ruhsallığı anlamaya, duygusal derinliği keşfetmeye ve değişimi içgörüyle desteklemeye adanmış bir oluşumdur.

Amacımız; hem danışanlara hem terapistlere, düşünsel ve duygusal olarak derinleşebilecekleri güvenli bir alan sunmaktır.

Eğitimlerimiz

Çağdaş Psikodinamik Terapi Eğitimi

Psikoterapistlere yönelik bu eğitim, çağdaş psikodinamik kuramları ve klinik uygulamaları bütünleştirerek derinlemesine terapötik anlayış kazandırır.

Bilgi al

Kısa Süreli Psikodinamik Psikoterapi Eğitimi

Zaman sınırlı terapilerde psikodinamik yaklaşımı uygulamayı öğreten bu eğitim, kısa sürede derin içgörü ve terapötik değişim yaratmayı hedefler.

Bilgi al

Psikodinamik Süpervizyon

Psikodinamik Atölye’de süpervizyon; yalnızca vakaları tartışmak değil, terapistin kendi duygusal süreçlerini ve karşıaktarımlarını fark etmesini destekleyen bir öğrenme alanıdır.

Bu süreçte vaka içeriği kadar, terapistin danışanla kurduğu ilişkinin dinamikleri de birlikte çalışılır.

Nilüfer TÜTÜNCÜ

Klinik Psikolog

Fatiha YÜCESAN

Klinik Psikolog

Neslihan KARANFİL

Klinik Psikolog

Elif DOĞAN

Psikolog

Deniz EROĞLU YÜCE

Psikolog

Sıkça sorulan sorular

Psikodinamik terapi, bireyin bilinçdışı süreçlerini, geçmiş yaşantılarının bugünkü ilişkiler üzerindeki etkilerini ve tekrarlayan duygusal örüntülerini anlamaya odaklanan bir psikoterapi yaklaşımıdır.

Psikodinamik terapide maç yalnızca semptomları azaltmak değil, kişinin iç dünyasını ve ilişkisel örüntülerini dönüştürmektir.

Kısacası, psikodinamik terapi psikanalitik düşüncenin çağdaş, daha kısa süreli ve ilişkisel biçimidir — aynı derinliği korur ama daha erişilebilir bir çerçevede sunulur.

Psikodinamik terapi, psikanalitik kuramdan doğmuş ama günümüz koşullarına uyarlanmış bir psikoterapi yaklaşımıdır.
Her iki yöntem de bilinçdışı süreçleri, aktarım–karşıaktarım dinamiklerini ve geçmiş deneyimlerin bugünkü ilişkiler üzerindeki etkilerini anlamaya odaklanır.
Ancak aralarında bazı önemli farklar vardır:

  • Süre ve yapı açısından: Psikanaliz genellikle haftada 3–5 seansla yıllar sürebilir; psikodinamik terapi ise haftada 1–2 seansla daha kısa ve odaklı bir süreçtir.
  • Amaç açısından: Psikanaliz, kişilik yapısında derin dönüşüm hedeflerken; psikodinamik terapi, daha sınırlı bir hedef çerçevesinde içgörü, ilişki örüntülerinde farkındalık ve duygusal işleme kapasitesini artırmayı amaçlar.
  • Çerçeve açısından: Psikanalizde hasta genellikle divanda uzanır ve analisti görmez; psikodinamik terapide ise terapist ve danışan yüz yüze çalışır, ilişki doğrudan etkileşimli bir biçimdedir.
  • Teknik açıdan: Psikanaliz daha çok “serbest çağrışım” ve analistin yorumlarına dayanırken; psikodinamik terapi, yorumun yanı sıra ilişki içindeki duygusal deneyime aktif biçimde odaklanır.

İlişkisel zorluklar yaşayan, tekrarlayan duygusal çatışmaları olan, kaygı, depresyon, boşluk veya anlamsızlık hissiyle başvuran kişiler için uygundur.
Ayrıca kişilik örüntülerini anlamak ve kendini daha bütünlüklü hissetmek isteyenler için de etkilidir.

Genellikle haftada bir veya iki kez düzenli olarak yapılır. Terapi sıklığı, danışanın ihtiyaçlarına ve terapötik sürecin derinliğine göre belirlenir.

Süre kişiye özeldir. Bazı danışanlar birkaç ay içinde farkındalık kazanırken, bazıları için süreç birkaç yıl sürebilir.
Amaç hızlı değişim değil, kalıcı içgörü ve dönüşümdür.