Usta Psikoterapistler Gerçekte Nasıl Dinler?

Psikodinamik Okuma Grubu

Kuram – Uygulama – Süpervizyon

☎️ 0505 495 4727

Psikoterapide dinlemek, yalnızca hastanın anlattığı olayları ve kullandığı sözcükleri işitmek değildir. Yetkin terapist, anlatının duygusal tonunu, boşluklarını, örtük anlamlarını ve terapi ilişkisinde burada ve şimdi olup bitenleri aynı anda dinler. Bu yazı, psikoterapötik dinlemenin sıradan bir konuşmadan nasıl ayrıldığını ve hastanın kendisini yeni biçimlerde tanımasına nasıl yardımcı olduğunu anlatıyor. (Editoryal)


Psikoterapi neden sıradan bir konuşma değildir?

Psikoterapide hastaları genelden özele, soyuttan kişisele doğru ilerlemeye davet ederiz. Onların deneyimine yakın dururuz. Örneğin bir hasta, “Annem aşırı eleştireldi,” derse, “Aklınıza gelen belirli bir olay var mı?” diye sorabilir ya da “Hatırladığınız bir zamanı anlatın,” diyebiliriz.

Bu, sıradan bir konuşma değildir.

Hastayı düşüncelerinin izini sürmeye, deneyimini araştırmaya ve ayrıntılandırmaya davet ederiz: “Biraz daha anlatın.”, “Devam edin.”, “Ne anlama geldiğini söyleyin.”, “Aklınıza başka ne geliyor?” Dinlerken bazı soruları zihnimizin gerisinde tutarız: Neden bana tam da bu hikâyeyi, tam da bu noktada, tam burada ve tam şimdi anlatıyor?

Psikoterapide söylenen her şey, hastayla süregiden ilişkimiz bağlamında söylenir ve bu ilişkinin içinde anlamlar taşır. Biz de bu anlamları duymaya çalışırız.


Psikoterapide söylenen her şey, terapi ilişkisi içinde anlamlar taşır.


Hasta, aşırı eleştirel annesiyle ilgili hikâyeyi anlatırken terapistin zihninden pek çok şey geçer. Anlattığı olay yıllar önce yaşanmış olabilir. Peki neden tam şimdi aklına geliyor? Bu olay, onun bugün yaşadığı güçlüklerle hangi bakımlardan ilişkilidir? Bunu, terapi ilişkisinin kendisi içinde hissettiği bir şeyin metaforu olarak anlayabilir miyiz? Terapisti eleştirel ya da potansiyel olarak eleştirel biri olarak deneyimliyor olabilir mi?

Eleştirilmekten kaçınmak için söylediklerini seçip ayıklıyor mu? Terapiste karşı eleştirel duygular mı -belki henüz terapiste, hatta kendisine bile, söyleyemediği bir şey hakkında- taşıyor. Terapideki ya da yaşamındaki bir şey nedeniyle kendisini eleştiriyor mu?

Bu soruların hiçbirinin yanıtını en baştan bildiğimizi varsaymayız. Hastanın içsel deneyimini bilemeyiz. Bunlar yalnızca, kesin hükümlere dönüştürmeden zihnimizin bir köşesinde tuttuğumuz sorulardır.

Biz böyle dinleriz. Yalnızca olguları ve olayları dinlemeyiz. Anlatıyı, duygulanımı, boşlukları, tutarsızlıkları, ses tonunu, beden dilini, altta yatan temaları ve anlamları dinleriz. Hastanın deneyiminin içine girmeye ve onun bedeninde, onun dünyasında yaşamanın nasıl bir şey olduğunu “içeriden dışarıya doğru” hissetmeye çalışırız.

Yalnızca söylenenleri değil, söylenmeyenleri ve belki de henüz söylenemeyenleri de dinleriz. Söylenenlerin yüzeyini ve derinliğini, aramızdaki alanda olup bitenleri ve hastanın bizde uyandırdığı düşünceleri, duyguları ve bedensel duyumları dinleriz. Bu çoklu kanalları aynı anda dinleriz.


Yalnızca söylenenleri değil, söylenmeyenleri ve belki de henüz söylenemeyenleri de dinleriz.


Doğru zamanlarda ve uygun biçimlerde, hastanın kendisini farklı bir şekilde dinlemesine ve daha önce duymadığı ya da sözcüklere dökemediği şeyleri işitmesine yardımcı oluruz. Bu yolla hastamızı tanımaya başlar, onun da kendisini tanımasına yardımcı oluruz.

Kendiliği ve ötekileri deneyimlemenin yeni yolları, psikoterapide yürütülen çalışmadan doğar. Bu değişimler öncelikle açıklamalar yoluyla değil, terapi ilişkisinin kendisi içinde yaşanan deneyim yoluyla gerçekleşir.

Bütün bunlar psikoterapinin temel ilkeleriyle başlar: Genelden özele, soyuttan kişisele doğru ilerleriz. Hastayı ayrıntılandırmaya davet ederiz. Birden çok düzeyde dinleriz. Hastanın içsel deneyimini bildiğimizi varsaymaz ve kendi varsayımlarımızı onun deneyiminin üzerine bindirmeyiz. Burada ve şimdi, aramızda olup bitenlere dikkat ederiz.

Yalnızca sözcükleri değil, müziği de dinleriz.

Özellikle de en sessiz kısımları dinleriz.


Bu deneme yapay zekâ kullanılmadan yazılmıştır.


Editoryal Notlar

Yazar: Jonathan Shedler
Yazı Başlığı: How Skilled Psychotherapists Really Listen: Why Psychotherapy Is Not Ordinary Conversation
Yayın: Substack (https://substack.com)
Tarih: 20 Temmuz 2026
Link: How Skilled Psychotherapists Really Listen?

Bu metin psikodinamikatolye.com tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Çeviri sürecinde kavramsal doğruluk ve psikodinamik terminolojiye sadakat esas alınmıştır. Çeviri hazırlanırken ChatGPT dilsel ve teknik destek amacıyla kullanılmış; nihai metin çevirmen tarafından gözden geçirilmiştir. Bu çeviri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Orijinal metnin tüm hakları yazara ve yayıncıya aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir