Bu makale, psikodinamik düşüncenin çift terapisi [couple therapy] alanına yaptığı en önemli katkıları gözden geçirmektedir. Farklı perspektiflerden yazmış olsalar da temel varsayımları ve kaygıları paylaşan çok sayıda klinisyen ve araştırmacının çalışmalarını özlü bir biçimde bir araya getirmektedir. Makale, düşünce ekolleri arasındaki farklılıkları vurgulamak yerine, onların en güçlü katkılarını beş temel terapötik hedef üzerinden ele almaktadır: altta yatan sorunlar, farklılaşan öznel yaşantılar, aktarımlar, yansıtmalı özdeşim ve kabul. İki ayrıntılı olgu, bu beş terapötik alana odaklanmanın yararlarını ve tekniklerini örneklemektedir.
Video Özeti, makalenin çevrimiçi sürümünde yer almaktadır.
Bu makale, psikodinamik düşüncenin çift terapisi alanına yaptığı en önemli katkıları gözden geçirmektedir. Terapötik olarak hedeflenebilecek beş temel psikanalitik alanı -altta yatan sorunlar, farklılaşan öznel yaşantılar, aktarımlar, yansıtmalı özdeşim ve kabul- ele alacak ve bunları çift sorunları ile çift terapisine uygulayacağım. Psikanalizin belirli ekolleri -modern ego psikolojisi, nesne ilişkileri kuramı, kendilik psikolojisi, ilişkisel psikanaliz, zihinselleştirme ya da bağlanma temelli tedavi- bazı ayrıntılarda görüş ayrılığına düşmekte ve farklı konuları vurgulamaktadır; ancak bu makale bir karşılaştırma çalışması olmayacak, bunun yerine her analitik ekolün en iyi unsurlarını belirlemeye ve ardından bunları, uygulayıcı klinisyenlerde zihinsel bir tıkanmaya yol açmayacak, işlevsel bir bütün içinde bütünleştirmeye çalışacaktır. Bu yaklaşım, çift terapisinin üç temel yaklaşımını -sistemik, psikodinamik ve davranışsal/eğitsel- terapi yürütmek için pratik bir harita içinde bütünleştirmeye yönelik daha geniş projemle uyumludur (Nielsen, 2016, 2017).
Psikodinamik çift terapisi alanındaki en önemli yazarlar arasında (alfabetik sırayla) Bergler (1949), Berkowitz (1999), Dicks (1967), Donovan (2003), Gerson (2010), Hazlett (2010), Leone (2008), Livingston (1995), Ringstrom (1994, 2014), Sager (1994), Scharff ve Scharff (2008), Shaddock (1998, 2000), Siegel (1992, 2010), Slipp (1988), D. Stern (2006), E. Wachtel (2017), Willi (1984), Zeitner (2012), Zinner (1989) ve ileride atıfta bulunulacak diğer yazarlar yer almaktadır. Buna ek olarak, psikanalist olmayan bazı isimler de çift terapisine ilişkin derinlik psikolojisi perspektifine önemli katkılarda bulunmuştur: Bowen (1978), Catherall (1992), Framo (1982), Greenberg (Greenberg & Goldman, 2008; Greenberg & Johnson, 1988), Goldman (Greenberg & Goldman, 2008), Johnson (Greenberg & Johnson, 1988; Johnson, 1996, 2008), Middelberg (2001), Real (2007), Scarf (1987), Scheinkman (2008), Scheinkman ve Fishbane (2004) ve Wile (1981, 1993, 2002, 2013).
Bu yazarların tümü, benim de inandığım gibi, çiftler arasındaki olumsuz etkileşimleri anlamak ve düzeltmek için, yalnızca sistemik ya da davranışsal kavramlardan türemeyen bireysel psikolojik sorunların ortaya çıkarılmasının genellikle gerekli olduğuna inanır. Tümü, etkileşim içindeki kendilik ve ötekine ilişkin bilinçdışı şemaları varsayan modern psikanalitik düşünce ve araştırmaları benimser (Westen, 1999). Tümü, anormal ve uyumsuz davranışların; önemli ve çoğu zaman bilinçdışı insani güdüler, korkular ve savunmalar merceğinden incelendiğinde anlam kazandığını vurgular. Değişen ölçülerde, güven, bağımlılık, özerklik, utanç, suçluluk, dürüstlük, yakınlık, kimlik ve özsaygıya ilişkin ortak insani kaygı ve çatışmalara odaklanırlar. Cinsellik ve saldırganlık, sevgi ve nefret -insan etkileşiminin yoğun duygusal yük taşıyan biçimleri olarak- özel bir ilgi görür.
Çeviri devam ediyor …
Kaynak:
Scharff, D. E., & Scharff, J. S. (2005). Psychodynamic couple therapy. In G. O. Gabbard, J. S. Beck, & J. Holmes (Eds.), Oxford textbook of psychotherapy (pp. 67–75). Oxford University Press.
Yorum Yazın